TEŞEKKÜRLER
Ekrem DÜZCAN
Necat DÜZCAN
Betül DEMİRCİOĞLU
Fatih TOKOZ
Mustafa ŞAHİN
Dursun KUZUCU
Erdem ŞAHİN
İbrahim PEHLİVAN
Yasin KUZUCU
Seyfullah AKKAYA
Abdurrahim DÜZCAN
Nevzat ŞAHİN
İsmail ŞAHİN
Janberk ARIKAN
Nurettin ŞAHİNKAYA
İbrahim KUZUCU
Kenan ŞAHİN
Ferhat Taşlıçukur
Kenan TUNÇ
Aziz Şener
Bekir PARLAK
Tercan KESKİN
Cengiz ŞAHİN
Ferhat AKDEMİR
Naim YILMAZ

ÜNLÜ ÇERKEZLER

UNUTMADIK
SALİM -HAYRİYE DÜZENLİ
HAŞİM DÜZENLİ
RÜŞTÜ ŞAHİN
ÖZCAN ŞAHİN
Recep Parlak
Bayram KAYNAR
FATMA ALTUN
HACI MIRZA ALTUN
ZEKİYE ALTUN
SABİT ŞAHİN
ŞABAN ÖNCÜL
HACI NİHAT ŞAHİN
FAHRETTİN ŞAHİN
MIRZA ŞAHİNKAYA
FAİK ŞAHİN
YAŞAR ÖZBOZKURT
SEFER MADEN
HİCRETHAN MADEN
MEHMET ŞAHİN
AHMET YILMAZ
DEVLET ŞAHİN
EMİNE ŞAHİN
SAMİ KAYNAR
RECEP DÜZCAN
ZİYA DÜZCAN
HACI HAMİT KUZUCU
HANİFE KUZUCU
NURİYE KUZUCU/BABUH
HACI OSMAN KUZUCU/DIDIM
EKREM KUZUCU
AHMET PEKTAŞ
İBRAHİM PEKTAŞ/POOT
MEVLÜT KUZUCU/ABECÜK
ŞEVKET TAYMAZ
YAŞAR KUZUCU
DURİYE TAYMAZ/KUZUCU
Gazibey YILMAZ
Mırza YILMAZ
Enver YILMAZ
Arslan YILMAZ
Üzeyir YILMAZ
Dışenour YILMAZ
Niyazi YILMAZ
Nihat YILMAZ
Osman İZCİ
Hacıhan İZCİ
Zabit İZCİ
Hacı Ömer İZCİ
Nazım DOĞAN
DıgheNeuh Melek YILMAZ
HAMİT ÇAM
dursun özboskurt
GAZi KUZUCU 20.01.2011
GAZİ KUZUCU
niyazi maden
murat pehlivan
KAŞİF ŞAHİN
NEDİM ŞAHİN
çurey tahir keskin
çurey mahir keskin
çurey rasim keskin
SEFER ŞEN
MAMUK MADEN
ESRA ŞAHİN
Fuat KESKİN - 11.02.201
ASAF SARACOGLU
ÜmmüGülsüm
CAHİT ŞAHİNKAYA
HAYDAR ŞAHİNKAYA
Yaşar Maden
MIRZA TEKBAS
cemal öztürk
seher ŞAHİN
Curey Mirza Keskin
Curey Hilmi Keskin
FUAT ŞAHİN
ALİ FİDAN
SALİME PEKTAŞ
KURTÇA PEKTAŞ
TAHSİN PEKTAŞ
ZAHİDDİN KAVALCI
CENNETHAN PEKTAŞ
RAZİYE KAVALCI
ASLAN PEKTAŞ
NACİYE ŞAHİN
KAŞİF ŞAHİN
CELİL ŞAHİN
Hayrettin İNCİ
NAZIM PEHLİVAN ,NAZIM D
Nuh ÖZTÜRK
KURTÇA ÖZTÜRK
CEMAL ÖZTÜRK
Naciye Öztürk
NACİYE ÖZTÜRK
ASLI MADEN
KEMAL MADEN
EKREM MADEN
HAYRİYE KARABULUT
MİNEVER MADEN
Zahit KAVALCI/05.01.199
fatma zule nart
Celal ALTUN
Naciye ÖZTÜRK
NEŞET KESKİN
Ali ŞENER
ALİ ŞENER
NAZMİYE ŞENER
RIZA ŞENER
CEMİL ŞAHİN
İzzet ÇAM
cahit fidan
AHMET FİDAN
ALİ FİDAN
HASAN FİDAN
osman,hasan fidan.
hanife sarıer.
sabri,nuri sarıer.
BİBAK TABURHAN
BİBAKahmet,paşahan
Hurşit MADEN
yasar ertürk
SÜLEYMAN TUNÇ
SÜLEYMAN TUNÇ
SELAHATTİN ŞAHİNKAYA
MIRZA ŞAHİNKAYA
MIRZA ŞAHİNKAYA
CAHİT ŞAHİNKAYA
İBRAHİM PEHLİVAN
CAFER PEHLİVAN
HALİL ŞAHİN
NEŞE ÖZTÜRK
ZABIT MADEN
Çurey Neşet Keskin
İSMET ŞENER
Mahir MADEN
ZİYA BULAT
İZZET KESKİN
DURSUN ATEŞ
RAZİYE ATEŞ
DANİŞ ATEŞ
OSMAN FİDAN
ŞERİFE FİDAN
NURİ SARIER
NAZİFE ÖZDEDE
AHMET ÖZTÜRK
CAHİT ÖZTÜRK
MUZAFFER ÖZTÜRK
SAYGIN GENÇAY
DURSUN TEMÜRCİ
kutçakaynar
BAHRİYE ÇEVİK
CEMAL ÖZTÜRK
KURTCA ÖZTÜRK
NACİYE ÖZTÜRK
mehmet ateş
HİKMET ATEŞ
NECATİ ATEŞ
RUŞEN ŞAHİN
GÜLFİYE ŞAHİN
Çurey Asım Keskin
Cemile İZCİ
Abbas ŞAHİN
Cemile KARPUZ 04.02.201
Rasim KESKİN
Mazhar DURMAZ
Müslimet DOĞAN
Celal DOĞAN
Adnan KAYNAR
Nazım DOĞAN
Osman DOĞAN
GÜLİZAR ŞENER
Tahir Keskin
MAHİR MADEN
koray korkmaz
ALİ BOZKURT
KAMİL BOZKURT
SAHİM ŞAHİN
SElamın Aleyküm TAvşand
recep kaynar
Özcan Doğan
SADİYE DÜZENLİ KAĞIZMAN
ilhan şener
erhan sener
Fatih OĞUZ
HALİT TÜRK
ilhami bozkurt
Neziha Aksu
Osman AKSU
Kamil AKSU
ERHAN ŞENER
KEMAL MADEN
HANİFE MADEN
CEMİLE KARPUZ
RECEP KAYNAR
selin gizemm
selin gizemm
hilal cansu
MURAT PEHLİVAN
NAZIM PEHLİVAN
MECİT PEHLİVAN
MUZAFFER PEHLİVAN
Şaban KARPUZ - 1977
Makbule KARPUZ
MUZAFFER MADEN
murat tunç
HASAN SÜNEL
ENVER APAYDIN
HAMİT MAMUH
KAMİL DÜZENLİ
ORHAN DÜZENLİ
Zahit Kavalcı
Hıdır YILDIRIM
erdal şahin
çürey zülfiye keskin
çürey zülfiye keskin
HAYRETTİN ŞAHİN
Nurettin ALTUN
mırza maden
mırza maden
HASİBE MADEN
İSMET MADEN
Neriman TÜRKOĞLU
Metin ŞAHİNKAYA
Faruk ŞAHİNKAYA
Fehmi ŞAHİNKAYA
NİYAZİ BİLİCİ
Zahittin Kavalcı
Kurtça KAYNAR
Adeviye KAYNAR
çürey Altan KESKİN
HANİFE MADEN
ZARİFE MADEN
ibrahim-cennethan pehli
Selahattin ATEŞ
SABİT ŞAHİN
HACI NİHAT ŞAHİN
NAHİDE ŞAHİN
ÖZCAN ŞAHİN
FAHRETTİN ŞAHİN
ömer pehlivan
murat pehlivan
MAMUK BEY
KEMAL ŞAHİN
RUMİYE KUZUCU 14.02.201
Cihat KESKİN 18/082015
AYHAN KESKİN
Cemil Akdemir


KISA MESAJ
“Köyümüzle ilgili haberlerin ve duyuruların cep telefonunuza ücretsiz olarak kısa mesaj gönderilmesi için lütfen Adınızı – Soyadınız aşağıdaki forma yazarak gönderiniz. Ayrıcı cep numarasını bildiğiniz tüm akrabalarınızı ekleyebilirsiniz”
Adı Soyadı
Cep Telefonu

Tavşandağı FM

ANKET
Birinci derece akrabanız olmayan köylüleriniz ile en son ne zaman görüştünüz?\"





STRATEJİ




Kenan ŞAHİN

 

STRATEJİ VE STRATEJİK YÖNETİM SÜRECİ

STRATEJİ, bilimsel bir disiplin olarak gelişimini askeri alandaki çalışmalara borçludur. İlk defa bir savaşı kazanmak için yapılacak harekatın planlanması ve yürütülmesi anlamında kullanılmaya başlayan strateji  kelimesinin kökeni Latince; yol, çizgi veya yatak anlamına gelen stratum kavramına dayanmakta olup; Türkçe'de; sürme, götürme ve gütme anlamlarına gelmektedir.

 

1930-1940′lı yıllardan itibaren sosyal bilimler (iktisat, işletme, kamu yönetimi...)  alanında yer almaya başlamış ve bu kapsamda; stratejik düşünce, stratejik planlama, stratejik yönetim vb. terimler oluşturulmuş ve performans yönetim sistemlerinde kullanılmaya başlanmıştır.

İşletmeler karlarını maksimize etmek, rekabet avantajı sağlamak için Ar_Ge  departmanlarına büyük yatırımlar yapmakta ve teknolojik gelişmelere paralel olarak yeni ürün ve hizmetlerin oluşmasını sağlamaktadırlar. Dolaylı olarak da yeni yatırım, istihdam alanları oluşmasına ve kentsel büyümelere neden olmaktadırlar.

Bu durum tüketicilerin sosyal, ekonomik hayattaki ihtiyaçlarını, alışkanlıklarını ve tercihlerini değiştirmektedir. Dönüm noktaları olarak tanımlayabileceğimiz bu süreçlerde oluşan değişimleri görebilmek için sahip olmanız gereken en büyük güç STRATEJİ'lerinizdir. Bu yönü ile  strateji fark yaratmaktır.

Günümüzde kaliteli ürün ve hizmet sunabilmek, piyasaya girişin ya da sektörde kalabilmenin temel/asgari faturasıdır. Rakipler de kaliteli hizmet verdiklerine göre, müşteriler NEDEN sizin ürün ve hizmetlerinizi almak istesin ve/veya alış-veriş için sizin işyerinizi tercih etsin??? Rakiplerinizden NE gibi üstünlüğünüz olması gerekir?. Bu soruların cevabı rekabet alanındaki STRATEJİ'lerinizde gizli olmalıdır.

İşletme açısından stratejiyi Andrews "İşletmenin hangi işi yaptığını veya yapmak istediğini: ne tür bir işletme olduğunu veya olmak istediğini tanımlayan amaç, hedef ve görevlerin tümü ve bunları gerçekleştirmek için gerekli yöntemlere verilen addır" diye tanımlarken; Igor Ansoff ise; "genelde risk ve belirsizlik halinde karar alma yöntemi, bir amacı gerçekleştirmek için belirlenen hareket tarzıdır" diye tanımlamaktadır.

STRATEJİK DÜŞÜNCE; her türlü bilginin sınandığı ve değerlendirildiği, farklı yönlerinin ve sonuçlarının tartışıldığı ve sonuçta karara varmayı hedefleyen bir düşünce biçimidir. Stratejik düşünme, tutarlı bir şekilde farklılık yaratabilme yeteneği olarak tanımlanabilir. Bu açıdan baktığımızda,  eleştirel düşünce olmadan stratejik düşünce olamaz.

 

Bir adım öne geçmek düşüncesiyle hareket eden ve rakiplere oranla fark yaratmak isteyen kurum ve kuruluşların strateji üretiminde faydalanacağı en önemli araçlardan biriside İnovasyon'dur. İnovasyon, yeni ve değişik bir şey yapmak anlamındaki Latince innovare kökünden gelmekte olup, Türkçe karşılığı yenilikçilik ve yenilenmedir.

 

İNOVASYON dünyaya, işinize, kurumsal yetkinliklerinize ve rekabet avantajlarınıza farklı bakışınızı sorgulamayı öğrenmektir,  başka bir deyişle inovasyon, özgün düşünceleri paraya ve toplumsal yarara dönüştürme sanatı ve stratejik düşüncenin olmasa olmaz bileşenidir.

 

STRATEJİK PLANLAMA, kuruluşun bulunduğu nokta ile ulaşmayı arzu ettiği durum arasındaki yolu tarif eder. Kuruluşun amaçlarını, hedeflerini ve bunlara ulaşmayı mümkün kılacak yöntemleri belirlemesini gerektirir. Uzun vadeli ve geleceğe dönük bir bakış açısı taşır. Kuruluş bütçesinin stratejik planda ortaya konulan amaç ve hedefleri ifade  edecek   şekilde  hazırlanmasına,  kaynak  tahsisinin  önceliklere dayandırılmasına ve hesap verme sorumluluğuna rehberlik eder. Stratejik planlamada dört temel yaklaşım vardır. Bunlardan kendimizce önemli gördüğümüz iki tanesine kısaca tanımlamak gerekirse;

 

1. Ekonomik Yaklaşım: Bu yaklaşıma sahip uluslararası firmalar dünya üzerinde fiyat özelliğine dayanarak liderlik kurmayı amaçlamaktadır. Bu tip ürünlerde standartlar gelişmiştir ve alıcılar için fiyat ön plandadır. Bilgisayar sektörü buna iyi bir örnek oluşturabilir.

 

2. Kalite Yaklaşımı: Firmalar Toplam Kalite Yönetimi prensiplerini kullanarak üretim hatalarını en aza indiriyor ve müşterilerine kalite seviyesi yüksek ürünler pazarlamak için çalışırlar. Japon firmalar tarafından başlatılan bu uygulama, diğer firmalar tarafından da uygulanmıştır.

Ekonomik ve sosyal alandaki değişimi izleyebilen, dönüşümü sağlayabilen kurum ve kuruluşlar hayatta kalabilecekler diğerleri ise yok olmak diye tanımlayabileceğimiz kaçınılmaz sonla yüzleşeceklerdir. Bu acımasız rekabette başarılı olmak ve ayakta kalabilmek için işletmelerin Stratejik yönetim felsefesini özümsemiş olması ve başarıyla uygulayabilmesi gerekmektedir.

Stratejik felsefeyi anlatmak için çok bilinen bir hikaye  vardır; İki rakip firma yöneticisi piknik/kamp yapmak için ormanlık bir yere  giderler, karşılarına saldırmaya hazır bir aslan çıkar. Yöneticilerden biri hemen sırtından çantasını atar ve koşu ayakkabılarını giymeye başlar. Diğeri "Ne gerek var? Bir aslandan daha hızlı koşarak kaçamazsın" der. Cevap dikkat çekicidir: "Belki aslandan hızlı koşamam ama seni geçebilirim!  bu benim hayatta kalmam için yeterlidir" der.

 

STRATEJİK YÖNETİM ise, bir süreçtir. İşletmelerin amaçlarına ulaşmasını sağlayacak çok yönlü kararların incelenmesi, hazırlanması ve uygulanmasını hedeflemektir. Dolayısıyla, şirketin yönetim, pazarlama, finans, muhasebe, üretim, kontrol, araştırma-geliştirme ve bilgi işlem sistemlerini uyum içinde çalıştırarak organizasyonel başarıyı amaçlar. Bazı uzmanlar stratejik yönetim sürecini iki aşamada incelemeyi önermektedir.

1. Strateji Oluşturma Süreci:

Ø  Organizasyonun misyonunu belirleme,

Ø  Misyonu başarmak için kısa ve uzun vadedeki hedefleri belirleme,

Ø  Bu hedeflere ulaşabilmek için gerekli stratejileri belirme,

2. Strateji Uygulama Süreci:

Ø  Belirlenen stratejiye uygun organizasyon yapısının oluşturulması,

Ø  Amaçlara ulaşmak için bütçe, operasyon planı, motivasyon sistemi oluşturulması,

Ø  Belirlenen stratejinin şirket amaçlarına hizmet edip etmediğinin denetlenmesi olarak özetlenebilir.

SONUÇ olarak, haberleşme ve iletişim hızı arttıkça dünya küçülmekte, müşteriler dünyanın her yerindeki gelişmelerden, kaliteli ürün ve hizmetlerden anında haberdar olabilmektedir. Ayrıca, toplumlar zenginleştikçe, eğitim seviyesi artmakta ve tüketiciler bilinçlenmeye başlamaktadır. Bütün bu faktörler firmaların sadece kendi yerel çevreleriyle değil, global dünya/çevre ile de rekabet etmesini gerektirmektedir. Dolayısıyla, "Strateji, Stratejik Düşünce, Stratejik Planlama ve Stratejik Yönetim"  kavramları önem kazanmakta, rekabete dayalı piyasaların yükselen değerleri olarak kabul edilmektedir.

Stratejik   Yönetim Sürecini, görsel ifade etmek için  aşağıdaki Tablo oluşturulmuştur.

Stratejik Yönetim Süreci

 Kuruluşun Var Oluş   Gerekçesi

MİSYON

Nereye Ulaşmak İstiyoruz?

 Arzu edilen gelecek

VİZYON

 Amaç ve Hedeflere Ulaşma  Yöntemleri

STRATEJİLER

Gitmek İstediğimiz Yere Nasıl Ulaşabiliriz?

 

 

Yazı 3

 

 

I.  Vizyon Kavramı:

 

Kelime anlamı, ileriyi görme algılamada olağanüstü yetenek, hayal gücü ile zihinde yaratılan simge olarak tanımlayabileceğimiz vizyon, uzun vadede ulaşılmak istenen yeri, durumu, yönü tarif etmeli, iddialı ve aynı zamanda ulaşılabilir nitelikte olmalıdır. Kişi ve kurumların mevcutla yetinmeden daha ileriye  bakmasını sağlamalıdır.

 

Güçlü Bir VİZYON  idealist, özgün, çekici, kısa ve ilham verici ve gelecekteki başarıları tanımlamalıdır. Bu haliyle Vizyon İfadesi  kişi  ve firmaların;

 

Ø  Faaliyetlerine anlam kazandırmalı,

Ø  Temel hedeflere odaklayabilmelerini sağlamalı,

Ø  Günlük eylem ve sorunları aşıp, uzun vadede yönünü doğru olarak görmesini sağlamalıdır.

 

Vizyonu olmayan, kişi ve kurumları, rotası belli olmayan gemiye benzetmek çokta yanlış olmaz, günümüzde ve tarihi süreçte devletlere ve toplumlara yön veren, bilimsel buluşlara imza atan kişilerin/liderlerin vizyon sahibi, karizmatik, kararlı ve azimli şahıslar olduğu görülür.

 

Kurumsal ve kişisel Vizyonumuzu oluşturmak yetmez, motive gücünü koruması açısından yazılı belge halinde getirmek, çalıştığımız, yaşadığımız yerlere asmak, ajandalara yazdırmak gerektiği genel kabul görmüş önerilerdendir.

 

II.   Misyon Kavramı:

 

Bir kişi, kurum ve kuruluşun var oluş nedeni, yapması beklenen görevi olarak tanımlanabileceğimiz Misyon kavramını oluşturmak için; NE yapmamız gerekiyor/bekleniyor? KİM için yapıyoruz? Hangi yöntem ve değerler ile NASIL/NEDEN yapıyoruz? sorularına verilecek cevaplar yeterli olacaktır.

 

İdeal misyon tanımlamasının bir paragraftan uzun olmaması açık, anlaşılır, herkes tarafından aynı ölçüde algılanabilir ve temel değerler ile uyumlu olması tercih edilmelidir. Bu çerçevede Kişisel veya Kurumsal Misyon oluştururken;

 

Ø  Kişi ve kuruma özel nitelikleri,

Ø  Hizmet alan kesimleri,

Ø  Kişi ve kurumun paydaşlarına sunacağı faydayı,

Ø  Kişi ve kurumun etki edebileceği alanları,

Ø  Ölçülebilir ve gözlemlenebilir somutlukta olması gibi hususlara özellikle dikkat edilmesi gerekmektedir.

 

Misyonun, Vizyonu tamamlayan, gerçekleştirilmesi için sahip olunan değerler ve süreçler bütünü olduğu düşünülürse, misyon'dan yoksun vizyonun bir hayal olarak kalacağı gerçeğiyle karşılaşılır.

 

Annelerimizin, ninelerimizin çocukken kulaklarımıza mırıldadıkları ninnilerimiz ilk vizyonumuz olarak değerlendirilebilir. Bu ninniler her ne kadar yazılı, teknik ve akademik bir dil ile ifade edilmemiş de olsalar, çocuğun topluma yön veren bir kahraman veya örnek bir insan olarak yetişmesi için büyük bir istekle/inançla, samimiyetle belirlenmiş vizyon ifadesi içerirler.

 

Büyüklerimizin içinde bulundukları sosyal, ekonomik koşullardaki imkansızlıklara rağmen, sahip oldukları vizyon sayesinde, işçilikten, işverenliğe, memurluktan yüksek bürokrasiye uzanan gurur dolu yaşam öyküleri biz gençlerin güç kaynağı olacaktır. Toplumsal vizyonumuz; tarihi ve kültürel değerlerimizin  muasır medeniyetin temel referanslarından biri olduğu gerçeğinin diğer toplumlarca anlaşılmasını sağlamaktır.

 

III.             Misyon - Vizyon Karşılaştırması:

 

Vizyon ve Misyon arası ilişkinin daha görsel ifade edilmesi ve genel bir konunun özeti niteliğinde aşağıdaki tablo verilmiştir.

 

 

Misyon

Vizyon

Bugünü yansıtır

Yarını gösterir

Müşterileri belirler

İlham/Motivasyon vericidir

Temel süreçleri belirler

Gitmek istenen yönü belirler

Performans ölçütlerini belirler

Stratejik karar ölçütlerini belirler

 

 

Vizyonsuz kalmamanız dileğiyle........

 

Saygılarımı sunarım.

 

 

 

 

Yazı 2

 

Sosyal ve Ekonomik Gelişim Süreci -2

Gümüz hukuki/idari yapılanmaları içerisinde demokratik, sosyal hukuk devlet yapılanması insanlara tanıdığı haklar açısından en iyi yönetim biçimi olarak algılanmakta ve tercih edilmektedir. Bu süreçte insan hakları kavramı her türlü siyasi yapılanmadan arındırılmış/devletlerin iç hukuku üstünde evrensel hukuk normu olarak belirlenmiştir.  Bildiğimiz üzere hukuk doğası gereği insanlara haklar tanır ve bu hakları güvence altına alır, bu hakları kullanma imkanını oluşturmayı kişilere,  kurum ve kuruluşlara bırakır. Örneğin millet vekili seçilmek için: fabrika sahibi/iş adamı sermayedar vaya yüksek bürokrat ile varlığı nüfus sayımından, nüfus sayımına fark edilen vatandaştan hangisinin seçilme imkanı/şansı daha yüksektir. Sorunun cevabı içinde........

 

Sonuç olarak haklara sahip olmak çok güzel ama yeterli değildir, imkanlara da sahip olmadıkça bu hakları kullanmak/faydalanmak mümkün olmayabilecektir. Biz imkanlarımızı kişisel ve toplumsal ilişkileri güçlendirerek, bilgi ve tecrübelerimizi birleştirerek artıracağız. Bu kapsamda ki imkanlarımızı artırmanın (hayat standardı açısından) en önemlisi ekonomidir. Ekonominin tarihi gelişimine bakacak olursak,

 

Ekonomik alandaki gelişmelerde binlerce yıllık süreçte avcılık, toplayıcılık, tarımsal üretim ve ürün değiş/tokuşuna dayalı ticaretten oluşturmaktaydı.Son 150 yıllık dönemde sanayinin gelişmesi, maden ve maden ürünlerine dayalı hale gelmesi ile doğal kaynaklar/enerji kaynakları büyük önem kazanmaya başlamış ve hammadde ve enerji kaynakları uğruna savaşlar yapılmıştır.

 

Son 50 yıla girildiğinde, sanayiye oranla ticaret yükselen piyasalarda daha çok tercih edilmiş, uluslar arası ticaret, sermaye piyasaları ve döviz piyasaları ekonominin belirleyici unsurları olmuş, devletler ortak pazarlar ve gümrük birlikleri oluşturarak ticaretin gelişmesini sağlamışlardır

 

Özellikle son 20 yıllık süreçte iletişim, haberleşme, ulaşım alanındaki gelişmeler, reklam ve tanıtım, e_ticaret, bilgi sistemleri vb. alandaki uygulamalar, bankacılık başta olmak üzere  mevcut sektörleri yeni altyapı  yatırımları yapmaya zorlarken, yeni sektörlerin ve sanal piyasaların oluşmasına vesile olmuştur. Yeni sektör ve piyasalardaki gelişmeler, karlılık verimlilik açısında kısa sürede çok büyük başarılar kazanmıştır.

 

Örneğin ülkemizin 80-100 yıllık sanayici ve iş adamları olarak bilinen Sabancı ailesinin 11,3 milyar $, Koç ailesinin 9,6 milyar $, Doğan ailesinin 7 milyar $ ve Tara ailesinin 6 milyar $ serveti olduğu dikkate alınırsa, toplam  en büyük 5 Türk iş adamının/şirketinin 100 yıllık bir süreçte 31,9 milyar $ servet edindiği, Microsoft'un sahibi BİLL GATES in 20-30 yıllık süreçte, 50 milyar $ kişisel serveti, şirketleri ile birlikte toplam mal varlığının bu rakamın iki, üç katı olduğu bilinmektedir. Sektörel gelişimi takip etmenin, yönetebilmenin ne kadar önemli olduğunu  bu  örnek göstermektedir. (Rakamsal bilgilerin internetten alınmıştır.)

 

Sonuç olarak kişisel ve toplumsal varlığımız korumak, imkanlarımızı artırmak için gelişen sektörleri ve piyasaları iyi takip etmeli bu gelişmelerden pay alabilmek, rekabet gücümüzü koruyabilmek için kişisel bilgimizi ve işletmelerimizi bu çerçevede yenileyebilmeliyiz.

 

Saygılarımla,

 

 

 

 

 

 

 

Yazı-1

Sosyal ve Ekonomik Gelişim Süreci -1

İnsanlık tarihi binlerce yıllık süreçte sosyal ve kültürel açısından büyük gelişim ve değişim göstermekle birlikte, ekonomik, bilimsel teknoloji açısından  son 150 yıllık süre öncesi kayda değer gelişim gösterememiştir.

 

Örneğin, halktan bir kişide, krallar da/padişahlar da ulaşım aracı olarak atı, deveyi, eşeği, kol ve hayvan gücüne dayanan arabaları kullanmış, tarımsal üretime ve  değiş-tokuş ticaretine dayalı ekonomik hayat sürmüşler, siyasi rejimler krallık/padişahlık olarak görülmüştür.

 

Son yüzyılda iletişim ve haberleşmede (telefon, radyo, televizyon, internet, uzaya uydu fırlatılması gibi...) ulaşımda buharlı/elektrikli tren, otomobil, uçak...) sağlık alanında (lazer, tomografi, organ nakli...) bin yıllık süreçten bin kat daha fazla bilimsel ve teknolojik gelişmeler olmuştur.

 

Sizde takdir edersiniz ki; bugün halktan birinin uçağa binebilmesi onu, Fatih'ten (uçağa binemedi diye) büyük yapmaz, herkes yaşadığı çağ içerisinde, onun sunduğu imkanı ve standartları kullanma açısından değerlendirilmelidir.

 

Bu gelişmeler tarihi süreçte ki bilgi ve tecrübe birikiminin bir ürünü olduğu düşünülürse;  bu gün ki teknolojik ve bilimsel gelişmelere, ilk yazıyı bulanın, ticari gelişmelere ilk parayı icat edenin, ulaşımdaki gelişmelere ilk tekerleği icat edenin katkısı küçümsemez boyuttadır.

 

Sonuç olarak, yukarıdaki genellemelerden şöyle bir ders ve değerlendirme çıkartabiliriz, geçmişte bin yıllık süreçte oluşmayan değişim ve gelişimler artık 5-10 yılda olabilmektedir, kişisel ve toplumsal olarak bize düşen, bilgi çağında bilimsel teknoloji, ekonomi, toplumsal alandaki gelişmeleri takip etmek, sunduğu imkanları kullanabilmek/faydalanmak, yeni gelişmelere katkı sağlamak adına toplumsal dayanışmayı geliştirmek için büyüklerimizin bilgi ve tecrübeleri gençlerimizin tükenmez enerjilerini birleştirmek, doğru yönlendirebilmek için çalışmaktır.

 

Nasıl ki atalarımız yaşadıkları devir/dönemlerde bulundukları toplumda saygın, yönlendirici bir rol almışlarsa, biz yeni nesil olarak bu misyonu layık olduğu yere taşıyacak sorumluluğu alacak güce sahip olduğumuz düşüncesindeyim.

 

Saygılarımla,

 

Kenan Şahin.

 

 

 

 

 

 

Yazı-1

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bilgi Paylaşımı Kapsamında Yapacaklarımız

 

Farklı sektörlerde/farklı statüde faaliyet gösteren hemşerilerimizin kariyer gelişimini ve ekonomik imkanlarımızı artırmak için ortak değerler olarak gördüğüm kişisel gelişimi desteklemek, karlılık ve verimliliği artırmak adına bir köşe yazısı süreci başlatmayı düşünüyorum. Bu kapsamda aşağıdaki başlıklar çerçevesinde bende varım diyen hemşerilerimizin değerli katkılar sağlayacağına olan inanç ve beklentimi ifade etmek isterim.

 

Köşe yazısı dizininde yer vermeyi düşündüğüm ana başlıklar aşağıdaki gibi olacaktır:

 

Sosyal ve Ekonomik Gelişim Süreci -1

Sosyal ve Ekonomik Gelişim Süreci -2

Vizyon, Misyon Oluşturma

Strateji, Hedef, Politika, Plan Oluşturma

Performans Yönetim Sistemi

      * Yetkinlik Modeli

           - Temel Yetkinlikler (İşe alım/Girişi Kriterleri)

           - Fonsiyonel/Mesleki Yetkinlikler (Müşteri Odaklılık, Motivasyon Sağlama, Stratejik Düşünme....vb)

           - Yönetsel Yetkinlikler (Planlama Koordinasyon, Delegasyon, Lederlik)

     * Kariyer Geliştirme/Ücretlendirme Yöntemleri

 

Yıllık/Aylık Hedef Belirleme ve Değerlendirme Süreci

 

Yükselen Değerler/Sektörler/Piyasalar

Finansman Teknikleri...............vb.

 

Teknik terim ve söylemler ile hemşerilerimiz sıkmamak için sade anlaşılır basite indirgenmiş bir yöntem, akıcı, yer yer abartılı bir anlatım kullanılmaya çalışacağı, arada bir önceki ve sonraki iktisadi süreci destekler köyümüze,  köylümüze ait tespit ve nitelikleri anlatan sosyal yazılar yazmayı düşünüyorum.



DİĞER YAZILAR